Tüm saat fırsatları için tıklayın !
İHLAS SON DAKİKA - LEFKOŞA (A.A) - Kıbrıs Rum yönetimi meclisi, dün akşamki
toplantısında, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'a iletilmek üzere, BM Genel
Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer'in ''güvenilirliğini
yitirdiğine'' ilişkin karar aldı.
New York Grnetree'de 22-24 Ocak'ta yapılan 5. üçlü Kıbrıs Zirvesi'nin
ardından, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, özel danışmanı Alexander Downer'dan Mart
sonunda Kıbrıs müzakere sürecine ilişkin değerlendirme alacağını; Downer'ın
raporunun olumlu olması halinde, Nisan sonunda ya da Mayıs başında çok taraflı
konferans düzenleme niyetinde olduğunu açıklamıştı. Rumların Downer'e karşı
tepkisi, BM diplomatı üzerine baskı kurmaya yönelik bir tutum olarak
yorumlanıyor.
Rum basın haberlerine göre, oy birliğiyle alınan karar metninde değişiklik
yapılarak, Demokratik Parti'nin (DİKO) son anda sözlü olarak sunduğu, ''Downer'in
görevden alınması talebi' ise reddedildi.
Rum Meclisinin dün oy birliğiyle aldığı kararda, Downer'in, ''BM kararlarına
uygun davranmadığı için artık güvenilirliğini kaybettiği'' öne sürüldü.
Downer'in sert bir dille eleştirildiği karara ilişkin metnin hazırlanması
aşamasında yoğun bir kulis faaliyeti yaşandı ve karar, parti temsilcilerinin kısa
konuşmalarının ardından oy birliğiyle kabul edildi.
-Karar metni-
BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'a yönelik alınan karar metninde, doğrudan
müzakerelerde ilerleme sağlanamamasının sebebinin, ''Türk tarafının uzlaşmaz
tutumu'' olduğu öne sürülerek, Kıbrıs sorununun Güney Kıbrıs'ın AB dönem
başkanlığını üstlenmesiyle ilişkilendirilerek, sıkı takvimler empoze edilmek
suretiyle bitirilmek istendiği ifadeleri yer aldı.
Downer'in, ''AB dönem başkanlığının Kıbrıslı Rumlar tarafından devralınacağı
ve müzakere sürecinin dönem başkanlığı devralınmadan tamamlanması gerektiği''
yönündeki sözlerinin kabul edilemez olduğu ve bu sözlerin, ''Kıbrıs
cumhuriyeti''nin altını oyma anlamı taşıdığı iddia edilen kararda, Downer'in bu
sözlerinin, daha öncesindeki ''taraflı ve tehlikeli müdahaleci açıklamalarına''
eklendiği savunuldu.
Kıbrıs sorununa uluslararası ve Avrupa hukukuna, özellikle de BM Güvenlik
Konseyi kararlarına uygun bir çözüm bulunmasının desteklendiği, kalıcı ve
fonksiyonel bir çözümün garantisinin, sıkı takvimler ve hakemlik olmaksızın, iki
tarafın uzlaşısı sonucunda varılacak bir anlaşmayla sağlanabileceği iddia edilen
kararda, ileri sürülen ''Türkiye'nin B Planına'' da değinildi.
Kararda, ''Türkiye'nin Kıbrıs'ta iki devlet esasına dayanan B Planı ve
Kıbrıs cumhuriyetinin AB Dönem Başkanlığı sırasında AB ile ilişkilerini
donduracağı tehdidinin, Güvenlik Konseyi'nin belirlediği koşullar oluşmadan çoklu
konferans takvimi belirlenmesi amacıyla baskı oluşturmayı hedeflediği'' öne
sürüldü ve bu kınandı.
''Downer'in taraflı ve zararlı açıklamalarının, BM Tüzüğü ve kararlarının
dışına çıktığı, BM Genel Sekreterini ortada bıraktığı ve çözüm sürecini
zorlaştırdığı'' iddia edilen kararda, ''Özel Temsilcilik makamının
güvenilirliğinin yeniden sağlanmasının acil olduğu ve bunun Genel Sekreterin
sorumluluğunda bulunduğu'' öne sürüldü.
-Çözüm referanduma sunulması-
Öte yandan, Kıbrıs sorununa bulunacak bir çözümün halkın onayına yani
referanduma sunulmasının zorunlu hale getirilmesini öngören bir yasa tasarısı Rum
meclisine sunuldu.