Tüm saat fırsatları için tıklayın !
İHLAS SON DAKİKA - İSTANBUL (A.A) - ''Susurluk'' davası hükümlüsü eski özel
harekat polisi Ayhan Çarkın'ın medyada gündeme gelen açıklamaları sonrasında
suçtan zarar gördüğü iddia edilen mağdur avukatlarının suç duyurusu üzerine
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Çarkın'ın da aralarında bulunduğu 14
şüpheliye ilişkin yürütülen faili meçhul cinayet soruşturması, ''görevsizlik''
kararı verilerek, örgüt soruşturmalarına bakan özel yetkili İstanbul Cumhuriyet
Başsavcıvekilliğine gönderildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, örgütlü suç soruşturmalarına bakan özel
yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine gönderilen ''görevsizlik''
kararında ''müşteki'' olarak Osman Efeoğlu ile Feyyaz Yaman'ın isimleri yer aldı.
''Suç'' olarak, ''kasten adam öldürme'' ibaresinin olduğu ve Ayhan Çarkın'ın
da aralarında bulunduğu 14 kişinin ''şüpheli'' olarak yazıldığı kararda, eski
polis memuru Ayhan Çarkın'ın beyanatları sonrasında avukat Taylan Tanay ve
arkadaşlarının 24 Mart 2011'de özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına
savcılığa verdikleri dilekçeyle, beyanatlarla ilgili suç duyurusunda bulundukları
hatırlatıldı.
Yapılan soruşturma kapsamında Çarkın'ın ifadelerinde adı geçen bazı
şüpheliler hakkında ''Ergenekon terör örgütü üyeliği'' suçundan mahkemede açılmış
bir dava olduğu ve bu şahısların iletişimlerinin tespit edildiği vurgulanan
kararda, yapılan yargılama sırasında 6 Ekim 1992'den beri kayıp olan Ayhan
Efeoğlu adlı kişinin o dönem Gayrettepe'deki İstanbul Siyasi Şube Müdürlüğünde
öldürüldüğü iddiasına ilişkin şüpheli polisler hakkında ayırma kararı verildiği
ve bu dosyanın ''yetkisizlik'' kararıyla, kapatılan Şişli Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderildiği aktarıldı.
Daha sonra Ayhan Efeoğlu, Hüsamettin Yaman ve Soner Gül'ün işkence altında
öldürüldükleri iddiasına ilişkin dosyayla ilgili de, Şişli savcılığına gönderilen
dosyayla bağlantısı nedeniyle ''görevsizlik'' kararı verildiği ve bu dosyanın da
Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği anlatılan kararda, Ayhan Çarkın'ın
ifadeleri doğrultusundaki eylemlerin, haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla
kurulmuş bir örgüt ya da terör örgütü tarafından işlendiğinden bahsedilemeyeceği
ve iddialara ilişkin Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma yapma görevi
olmadığı ifade edildi.
Kararda, şu ifadeler yer aldı:
''Daha önce 'görevsizlik' kararı verildiği belirtilmişse de, dosyanın
incelenmesinden, ifade tutanağı ve şikayet dilekçelerinden açıkça anlaşılacağı
üzere, kamu görevlilerine isnat edilen eylemin, Ergenekon/Susurluk terör örgütü
kapsamında suç işleme eylemi olduğu, bu konuda özel yetkili Cumhuriyet
Başsavcıvekilliğinin soruşturma dosyasında dinleme kararları alındığı
anlaşılmıştır. Şüpheliler hakkında, mağdurlar yönünden örgüt tarafından öldürülme
eylemine yönelik karar verilmesi gerektiği, eğer eylemin örgüt tarafından
gerçekleştirilmediği düşüncesi var ise bu yönde verilecek 'kovuşturmaya yer
olmadığına' dair karardan sonra dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilmesi
gerektiği anlaşılmıştır.''
Kararda, bu soruşturmayla ilgili eskinin Şişli, şimdinin İstanbul Cumhuriyet
Başsavcılığının 'görevsizliğine' ve dosyanın özel yetkili İstanbul Cumhuriyet
Başsavcıvekilliğine gönderilmesine karar verildiği belirtildi.